Anasayfa / Bilim / Koronavirüs Ölümlerini Diğer Hastalıklardan Kaynaklı Ölümlere Kıyaslamak Neden Sorunlu Bir Yaklaşımdır?
Koronavirüs Ölümlerini Diğer Hastalıklardan Kaynaklı Ölümlere Kıyaslamak Neden Sorunlu Bir Yaklaşımdır?

Koronavirüs Ölümlerini Diğer Hastalıklardan Kaynaklı Ölümlere Kıyaslamak Neden Sorunlu Bir Yaklaşımdır?

Koronavirüs Salgınını Daha Genel Bir Bağlamda Görmekte Sorun Yok; Ancak Bu Nedenle Harekete Geçmemek Büyük Hata Olur!

4 Şubat 2020’de gönderdiğimiz bir tweette, o zamana kadar olan koronavirüs ölümlerinin sayısını, 2017 Our World In Data verilerinden hesapladığımız aylık ölüm nedenlerine kıyaslamıştık:

Bu, burada da izah ettiğimiz gibi, gidişatı kontrollü olarak takip etme ve felaket tellallığı ile dürüst raporlama arasındaki dengeyi tutturabilmek adına yaptığımız bir kıyastı. Hastalığı raporlamaya Ocak 2020’de başlamış olsak da, Çin-haricine yayılabilecek bir salgın olduğundan emin olmaksızın yanlış bir adım atmak istemedik. İhtiyatlı ve doğru olan, o zaman, buydu.

Koronavirüsten ölüm sayısı an itibariyle son 30 günlük periyotta 12.590 olması haricinde veriler halen geçerli olsa bile, bu tarz kıyasların, bugün geldiğimiz noktada artık doğru olmadığı kanaatindeyim. Çünkü durum, Çin’deki herhangi bir diğer yerel salgından çıkarak küresel bir boyuta taşındı ve her gün binlerce insan hayatını kaybediyor.

Evrim Ağacı COVID-19 Raporu

Evet, belirli bir zaman aralığında diğer hastalıklar ve sorunlar koronavirüsten daha fazla can alıyor olabilir. Koronavirüs bundan çok daha kötü bir hâl alarak birçok hastalığı geride bırakabilir veya bilim insanları ile halkın/hükümetlerin önlemleri sayesinde dizginlenerek çok daha düşük bir sıraya gerileyebilir.

Fark etmez.

Çünkü koronavirüs, diğer ölüm sebeplerinin ezici bir çoğunluğunun aksine, hem önleyebileceğimiz, hem tedavi edebileceğimiz, hem de tamamen yok edebileceğimiz bir düşman.

Şöyle düşünün: Eğer diyabeti veya kanseri ortadan kaldırabilecek olsaydık, bugün ortadan kaldırırdık, yarın değil. Koronavirüsü de eğer bugün ortadan kaldırabilecek güce sahipsek, bugün ortadan kaldırmalıyız, yarın değil.

İlki (diyabet ve kanser) üzerinde on yıllardır çalışıyoruz, inanılmaz büyük yollar kat ettik ama bir o kadar daha gidecek yolumuz var. İkincisi (koronavirüs) üzerinde ise “dürüstçe” çalışmaya sadece 1-2 ay önce başladık; çünkü koronavirüsleri 1960’lardan beri tanıyor olsak da, aşıların ve ilaçların üretimi toplum sağlığını öne çıkarmaktan ziyade kâr maksimizasyonuna dayanıyor olmasından ötürü bunlara yönelik yeterli araştırmamız yoktu.

Yani konu sadece bu salgın değil, genel olarak salgın konusu ve biz insanların bu gerçeğe bakış açısı. Sık sık bir yerlerde küçük çaplı salgınlar yaşanıyor ama bunlar büyüyemeden duruyor. Hiçbirimizin haberi olmuyor, üzerinde durmuyoruz ve pek dikkatimizi çekmiyor. Ancak bu vakalar, ileride gelebilecek salgınların habercisi konumunda. Bu nedenle insan-hayvan-virüs etkileşimlerine çok daha sıkı kulak vermemiz gerekiyor.

Örneğin 4 ayrı koronavirüs türü bizi sürekli hasta ediyor olsa da, vaka sayıları birkaç yüz veya bini, ölüm sayıları ise bir elin parmaklarını geçmediği için kimse oralı olmamıştı.

SARS ve MERS bizi şöyle bir yokladı; ancak öldürücülük oranları aşırı yüksek olduğu için pek uzağa yayılamadan her ikisini de durdurduk. Biraz endişe edildi, geç de olsa aşılar üretildi ama ilaçlar ve “daha kötü bir salgın ihtimali” üzerine pek de düşülmeden yola devam edildi. Ne de olsa atlatmıştık.

COVID-19 hastalığına sebep olan SARS-CoV-2 virüsünün diğer solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan virüslerle kıyaslaması
COVID-19 hastalığına sebep olan SARS-CoV-2 virüsünün diğer solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan virüslerle kıyaslaması
Prof. Dr. Akiko Iwasaki

COVID-19 ise bu yoklamalar sonrasında, bilim insanları bizi böylesi bir salgına karşı tekrar tekrar uyarmış olmasına rağmen, nihayet oturaklı bir yumruk atmayı başardı. Şimdi “deliler gibi” aşı ve ilaç arıyoruz.

Neden? Çünkü bunları üretebiliriz!

Kanser veya diyabet gibi aşırı karmaşık ve çok faktörlü hastalıklar bir yana, koronavirüse karşı sonuç verme potansiyeli aşırı yüksek olan çok sayıda potansiyel ilaç ve aşı var. Eğer bunları -örneğin- 12 ay sonra üretebileceksek, vakaları 12 ay ötelemek mantıklı bir karar. Eğer aşı ve ilaç üretimini -örneğin- 12 ay yerine 10 aya çekebiliyorsak, bunu çekmek için elimizden geleni ardımıza koymamak mantıklı bir karar.

Ütiliteryen (faydacı) bir bakış açısından değerlendirecek olursak, en çok kaynağı, bizi en çok öldüren hastalıklara ayırmamız gerekiyor. Bunun tartışması ayrıca yapılabilir; ancak diğer ölüm nedenlerine yıllardır çok miktarda kaynağı ayırmamıza rağmen henüz çözümlerini bulamamışken, makul düzeyde kaynak ile kısa sürede bu hastalığı yok edebileceksek, neden yapmayalım?

Şöyle düşünün: Yine ütiliteryen bir bakış açısından değerlendirecek olursak, -örneğin- 17 milyon yerine 1.7 milyon veya 1.7 milyon yerine 500.000 kişinin ölmesini mümkün kılacak bir yöntem makul ve mantıklı değil midir?

Dolayısıyla koronavirüs hakkında “koparılan” telaş son derece mantıklıdır demek mümkün. Elbette koronavirüsü çözmek her şeyi çözmeyecek. Ancak bir çözüm yolu her sorunumuzu çözmüyor diye, bazı sorunlarımızı çözmesine rağmen o yoldan uzaklaşmak bilimsel açıdan mantıklı ve makul değildir.

Hastane ve sağlık personeli kapasitesi sınırlıdır ve dolayısıyla bunlara binecek olan yükü en aza indirecek yöntemler ivedilikle uygulanmalıdır. Bunu yaparken, sağlık personelinin sağlığı gözetilmeli, imkanları ve kaynakları arttırılmalıdır. Bu sırada halk, sosyal mesafelendirme kurallarına harfiyen uymalı ve kişi, grup veya toplum olarak değil, bütün bir tür olarak verdiğimiz bu mücadelede üzerine düşeni yapmalıdır.

Bunada Göz Atabilirsin

Kahkahanın Bilimi ve Karanlık Tarafı: Her Kahkaha Sağlıklı mı?

Kahkahanın Bilimi ve Karanlık Tarafı: Her Kahkaha Sağlıklı mı?

Çoğu Kahkaha Sağlıklıdır; Ancak Sağlıksız Bir Kahkaha İçin İlla Joker Olmanız Gerekmiyor! Yürürken birini arkanızda …

Bir cevap yazın