Home / Gezi Rehberi / Rumkale

Rumkale

Hristiyanlık tarihinin en önemli din merkezlerinden biri olan Rumkale, antik çağlardan bu yana heybetli duruşu ile bir çok medeniyetin gözlerini kamaştırmıştır. Birecik Baraj Gölü’nün faaliyete geçmesiyle üç tarafı sularla çevrili bir yarımada görünümüne bürünen Rumkale, tarifi imkansız kültürel zenginliğinin yanı sıra trekkinge ve tekne turuna uygun imkanlar sunarak doğal güzelliğiyle büyülemektedir.

Rumkale’ye ulaşım Yavuzeli ilçesine 25 kilometre uzaklıktaki Kasaba Köyü’nden sağlanmaktadır. Kalenin tam karşısında bulunan Sıtma Pınarı’ndan teknelerle Rumkale’ye ulaşmak mümkün.  Teknenin yanısıra sürat motoru, kayık, deniz bisikleti vb. seçeneklerle de Rumkale’ye ulaşmanız ya da Fırat’ın sularında gezi yapmanız olası. Bölgede mesire alanları da mevcut. Bölge, balık tutmayı sevenler içinde zengin bir mönü sunuyor. 12-13 çeşit balık mevcut. En meşhuru şaput balığı. Sazan, levrek, yayın, kersit, pullu, ağ balığı, tahtacı, köpükcü, mezmençil balıkçıların bir çırpıda sıraladığı türler. Balık tutmaya pek meraklı değilseniz, Sıtma Pınarı’nda bulunan restoranlarda kendinize bir balık ziyafeti de çekebilirsiniz.

Rumkale ve çevresi uluslararası bir çok spor organizasyonuna ev sahipliği yapıyor. “Dünya Offshore Şampiyonası”nın çeşitli etapları Rumkale’de gerçekleştirilmektedir. Karşı tepeden ya da tekne ile Fırat’ın sularında turlarken, Rumkale tüm ihtişamıyla kendini gösteriyor. Ancak kaleyi daha yakından görmek isterseniz, teknelerle kalenin doğu kapısına kadar gidebilirsiniz. Tekneden indikten sonra kale merdivenlerinin hemen yanıbaşında kurulan portatif iskeleyi geçerek kaleye tırmanabilirsiniz. Basamakların sonundaki tahta kapının hemen ardında gözetleme kulesinin kalıntıları yer alıyor. Restorasyon sonrası oluşturulan yürüme yollarını takip ettiğinizde 80 metre ileride 75 metre derinliğindeki kuyuya ulaşırsınız. Cesaretiniz varsa helezonik şekilli kuyunun alt seviyelerine kadar yolu takip edebilirsiniz. Kuyudan hemen sonra yine yürüyüş güzergahını izleyerek Barşavma Manastırı ve Aziz Nerses Kilisesi’ne ulaşabilirsiniz. Kale üzerindeki yolculuğunuzda burç, beden duvarları ve çeşitli yapı kalıntılarını inceleme fırsatı bulacaksınız. Yolculuğunuzu bu kez batı kapısından ayrılarak sonlandırabilirsiniz. Kaleye ulaşımınızı sağlayan tekne ulaşım noktasında size yardımcı olacaktır.

Özellikle yaz aylarında yılan, akrep vb. türdeki canlıların yoğun olarak yaşadığı kalede adımlarınızı dikkatli atmanız gerekiyor. Kasaba Köyü sakinleri yörede kör yılan olarak adlandırılan yılan türüne, kale üzerinde sıklıkla rastlayabileceğiniz konusunda ısrarla uyarıyorlar.

Rumkale Fırat Nehri ile Merzimen Çayı’nın birleştiği, yüksek kayalarla örtülü bir tepe üzerinde konumlanmıştır. Antik dönemden günümüze kadar Şitamrat, Kal-a Rhomayta, Hromklay, Ranculat, Kal-at el Rum, Kal-at el Müslimin ve Kale-i Zerrin (Altın Kale) gibi bir çok isimle adlandırılan Rumkale’deki mimari kalıntılar Geç Roma ve Ortaçağ karakteri taşımaktadır. Güçlü bir savunma sistemine sahip ve stratejik konumuyla Fırat boylarına hakim olan kale, sırasıyla Hitit, Asur, Med, Pers, Roma ve Arap medeniyetlerinin yönetiminde kalmıştır.

Rumkale’ye doğu ve batıdan olmak üzere iki ana giriş kapısı mevcuttur. Doğu girişi Fırat Nehri, batı girişi ise Merzimen Çayı üzerine kurulmuştur. Kalenin dış surlarının uzunluğu 230 metre, genişliği ise 120 metre’dir. Kuzey ve doğu surlarında dikdörtgen planlı yedi burç ile kuzeyinde çok sayıda mazgal pencere yer almaktadır. Surların büyük kısmı doğal afetler ve savaşlar sonucu büyük ölçüde yıkılmıştır. Kalenin kapıları taş oyma sanatının en güzel örneklerini yansıtmaktadır.

Kalede bugün görülebilen yapılar arasında Aziz Nerses Kilisesi, Barşavma Manastırı, çok sayıda yapı kalıntısı, su sarnıçları, kuyu ve hendek yer almaktadır. Roma döneminde Hz. İsa’nın havarilerinden Yohannes’in Rumkale’ye gelip yerleşmesi ve burada Hıristiyanlık dinini yayması nedeniyle, bu yerleşim yeri Hıristiyanlık tarihinde önemli rol oynamaktadır. Yohannes’in, İncil’in kopyasını Rumkale’de bir mağarada sakladığı, daha sonra kopyaların buradan alınıp Beyrut’a götürüldüğü rivayet edilmektedir.

BARŞAVMA MANASTIRI

XIII. yüzyılda Yakubi Azizi Barşavma kendi adına inşa ettirmiştir. Birbirine bitişik iki yapı şeklindeki manastırın bir bölümü günümüze ulaşmıştır. Manastır sur içinde, kalenin kuzeyinde yer almaktadır. Kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda konumlanmış manastırın kuzey cephesini kaya kütlesi oluşturur. Muhtemelen kare planlı olan yapı, kare kesitli üç serbest paye ve duvarlara atılan sivri kemerlerle kare biçiminde birimlere ayrılmış ve haç tonozlarla örtülmüştür.

Kapının üzerinde bir boşaltma kemeri dikkati çeker. Yapının içi toprak ve molozla dolu olduğundan herhangi bir bölüntü görülmez. Ancak, doğu duvarda sivri kemerli derin bir niş, kuzeyde ise kayalarla oyulmuş düzensiz mekanlara geçiş bulunur. Manastırın inşasında üç tür kesme taş kullanımı karşımıza çıkar. Duvarlarda kütlesel büyük bloklar halinde kesme taşlar, payelerde ve batı mekanın kapısında yörede yaygın olan düzgün kesme taşlar, kemerlerde ve örtü sisteminde ise tuğla görünümü verilmiş kesme taşlar kullanılmıştır.

AZİZ NERSES KİLİSESİ

Kiliseyi 1173’te Rumkale’de ölen Patrik Aziz Nerses’in yaptırdığı ya da onun anısına inşa edildiği düşünülmektedir. Bu görüşler doğrultusunda yapının inşa tarihi 12. yüzyıl olarak tahmin edilmektedir.

Kilise, sur içinde kalenin güneyinde yer almaktadır. Doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı, üç nefli ve üç apsisli kilisenin batısında narteks yer almaktadır. Sadece apsisin doğu cephesinin bir bölümü toprak üzerindedir. Ermeniler tarafından 1113’ten 1292’ye kadar katalikosluk makamı olarak kullanılan kilise Memluklular döneminde mescide dönüştürülmüştür. Yapı günümüzde doğu cephesinin yamaca yaslanan bölümü dışında yıkıktır. Doğu cephe, apsisin pencere seviyesine kadar ayakta kalabilmiştir.

About admin

Bir cevap yazın